
My Destiny
12 Ocak 2015 00:43:12
HongKong Bride@Zonguldak
As a person who was born and grew up in an ordinary Chinese family with both parents Buddhist, I never imagine I will become a Muslim and get married with a guy in Turkey…..
My “numb Turkish King” and I were like two parallel lines with distance of over 7,500km apart. He was working as an Engineer in Eregli and I was working as an internal Auditor in Hong Kong. No one expects these two parallel lines will intersect each other until one day in 5 years ago when we first met in internet. This encounter changed our lives since then. Both of us were uncertain on this relationship at the beginning given the differences in cultural background, language, characters and physical distance. However, these differences did not break us apart. In fact, they led us closer mentally as we were both interested in each other’s story and thus put more effort to understand each other than normal couples.
To be together, one of us has to leave the home country after marriage. People may find me reckless to give up everything in Hong Kong and move to an unknown city for a guy. Of course it is not an easy decision for me but you may only have one chance in your life to meet someone you really love and, at the same time, he loves you as well. My husband is so numb and rational from outside but, deep down inside, he is sensitive and thoughtful. His love is not coming in words but from many small acts in life.
Meeting my husband is the turning point in my life and I believe it is my destiny to change from an independent business woman into a troubling housewife who takes care of my numb Turkish king and my 17-month-old naughty prince.
Benim Kaderim. HongKonglu Gelin@Zonguldak
Çinde doğmuş ve klasik bir Budist Çin ailesinde büyümüş biri olarak, hiç bir zaman günün birinde bir Türk erkeği ile evleneceğimi ve Müslüman olacağımı hayal etmemiştim.
Benim “ ruhsuz Türk Kralım “ ve ben, birbirinden 7500 km uzaklıkta birbirine kavuşamayan iki paralel çizgi gibiydik. O Ereğli’ de Mühendis olarak çalışıyordu ve ben Hong Kong’ da Internal Auditor olarak çalışıyordum. Hiç kimse bu iki paralel çizginin 5 yıl once bir gün internette kesişeceğini tahmin edemezdi. Bu raslantı bütün hayatımızı tamamen değiştirecekti. Her ikimizde başta çok tedirgindik, çünkü arada mesafe, kültür ve dil gibi bir çok büyük farklılık vardı. Buna rağmen bu farklılıklar bizi birbirimizden uzaklaştıramadı. Aslında bu farklılıklarımız ve ayrı hikayelerimiz birbirimize ilgimizi arttırdı, birbirimizi anlama konusunda diğer normal çiftlerden daha çok efor sarfetmemizi sağladı ve zihinsel olarak bizi birbirimize yaklaştırdı.
Bir araya gelebilmemiz için evlilikten sonra birimizin ülkesinden ayrılması gerekiyordu. Insanlar benim HongKong’ daki herşeyimden vazgeçmemi ve bir adam için bilinmeyen bir Ülkeye taşınmamı çok riskli buluyorlardı. Tabiki bu benim için kolay bir karar değildi. Ama insanın ömründe karşılıklı gerçek sevgiyi bulma konusunda birkez şansı vardır. Benim kocam dışarıdan bakıldığında son derece ruhsuz ve rasyonel gözükebilir. Fakat içerde çok hassas ve düşünceli birisi yatar. Onun sevgisi kelimelerden gelmez ama hayatındaki bir çok küçük davranışlarından anlayabilirsiniz.
Kocamla buluşmam hayatım için bir dönüm noktasıydı ve kaderimi havalı ve karizma bir iş kadınından kendi evinde, kocasıyla ilgilenen ve 17 aylık prensim, oğlum Efe’ye bakan dırdırcı bir ev kadınına dönüşmemi sağladı.
Kısa ve öz tanışmamızdan sonra, bu köşede bundan sonra çeşitli konular ile tekrar birlikte olacağız.








