
Türkiye’ de kadın.
17 Nisan 2015 16:45:01
Kocamla buluşmadan önce, müslüman bir kadın olmak ile ilgili bir çok dedikodu duymuştum (Aşağıda anlattığım gibi). Fakat, şanslıyım ki burada yaklaşık 3 yıl yaşadıktan sonra tahmin ettiğim kadar zor olmadığını gördüm. Bunun ile beraber Türkiye’ de hala kadınlar için eşitsizlik ve haksızlıkların olduğu bir gerçek.
“Erkeklerin eşlerine vurması çok sık rastlanan bir şey”- Sanırım bu bütün dünya da büyük bir sosyal problem ve ister Müslüman, ister Katolik ya da Budist bir ülke olsun farketmiyor. Türkiye’ de kadına şiddet bu sıralarda sıcak gündemi oluşturmakta, özellikle güçlü bir aile geçmişi ve desteği olmayan, kendi ekonomik özgürlüğü olmayan kadınlar için. Şiddete uğrayan kadınlar özellikle bundan utanç duymakta, üstünü örtmekte ve diğer insanlardan yardım almak konusunda çekinmektedirler. Bu durum temelde yetersiz bir sivil eğitime ve bu kadınlar için yetersiz sığınma evleri ya da korumadan kaynaklanır.
“Kadınlar eğitim alma ve kendi kariyerlerini oluşturma konusunda cesaretlendirilmiyor”- Türkiye’ de kadınlar şu anki jenerasyonda erkekler kadar eğitim alma hakkına sahip olsalarda kadınların kariyerlerinde kısıtlayıcı bir perde mevcut. Türkiye’ de kadınlar şirketlerde ya da hükümette üst görevlerde ya da yönetimlerde yeteri kadar yer alamıyorlar. Oysa gelişmiş ülkelerde kadınlar oludukça fazla bir şekilde üst yönetimlerde yer almaktadırlar.Türkiye’ de İyi eğitimli kadınların, iyi pozisyonlara sahip olabilecek yetenekli kadınların, evlilikleri için fedakarlık yapıp işlerini bırakmaları normal gibi görünmekte.
“Erkekler 4 kadınla evlenebilir”- Kocam tüm dünyayı birleştirmek adına değişik uyruklardan bir çok kadınla evli olmak istesede malesef bütün ümitleri Türk kanunları tarafından kırılmakta. Iyi eğitilmiş, hakları için sonuna kadar savaşabilen Hong Kong’ lu kadınların aksine, Türk kadınları bir kez evlendikten sonra kaderlerini kabullenmekteler. Türk kadınlarına özellikle hayranlık duyuyorum, Çünkü evdeki, tarlada ki herşeyin üstesinden gelmekte, kocaları ve çocukları için tüm sorumlulukları almaktadırlar. Örneğin güzel bir örnek için, onları hemen hemen her hafta örümcek adam gibi evin tüm pencerelerini silerken görmeniz olağandır. Oysa bu Honk Kong’ ta belki senede bir kez olur ve oda yerel yardımcılar sayesinde yapılır. Bütün bu yaptıkları için Türk kadınları toplum tarafından yeteri kadar takdir edilmez ve zaten onlarda bunun için yeteri kadar savaşmazlar.
Doğal olarak erkekler ve kadınlar için fiziksel bir eşitlikten bahsedemesek te, aralarında bir hak müessesini korumamız ve adaleti sağlamamız gerekir. Belki eski jenerasyonun kafa yapılarını değiştirmek çok zor olabilir. Ama yeni jenerasyonda bunu başlatmamız gerekir. Kadınlar erkeklerin doğal bir aksesuarı değildir. Bizler bağımsız varlıklarız ve geleceğimizi seçme haklarına sahibiz.










